5 Eylül 2008

Yazı dizileri


Okuduğum gazetenin yazı dizilerini genellikle seviyorum. Hiç dokunulmamış konulara el atma cesaretleri var. Örneğin Ermeni meselesi. Veya çok dokunulmuş, hatta her gün pespaye gazetelerde irdelenen, sorunlara güya çözüm üretilen filan konuları da daha tıbbi bir yaklaşımla ele alıyorlar, hekimleri de konuk ediyorlar zaman zaman. Örneğin cinsellik. heheh

Neyse, son konu alkolizm’di. Yanlış olmasın, sanırım 6 gün sürdü. İlk beş gün bağımlılarla yapılan röpörtajlar vardı. İnanılmaz öyküler, inanılmaz miktarlar. Örneğin eroin-kokain bağımlılığını yenmek için alkolik olmuş bir adamın öyküsü vardı bir gün. Yurt dışında yaşamışlar eşiyle, ikisi de kullanıyormuş eroin. Adam taksi şöförlüğü yapıyormuş, kazancı yerindeymiş. Ne zaman kokaine başlamış, o zaman maddi olarak ve dolayısıyla manevi olarak çökmüş. Bunları bırakabilmek için de alkole sarmış. Neyse, bilmem ne zamandır ayıkmış.

Bir başka adam alkol yoksunluğu durumunda insanın her şeyi yapabileceğinden bahsediyor. Çok paralar kazanmış işinde, ama tabi alkolle hiç bir şey yürümüyor diyor, her şeyini kaybetmiş. O kadar parasız kalmış ki annesinin evine gidip, kadını öldürüp bileziğini bozdurmayı filan bile düşünmüş. Yoksunluk böyle bir şey işte, diyor. O da uzun bir süredir ayıkmış. Bir başkası ayda beş yüz kutu bira içiyormuş. Şimdi o da iyiymiş.

Hikayeler üç aşağı beş yukarı böyle. Küçük dayım alkolik olduğu için aslında okuduğum şeyler hiç de yabancı değil bana. Kendisi kimseyi öldürmedi, ama çevresindekileri ölmekten beter etti. Yaşadıkları küçük şehrin sokaklarında çırılçıplak gezip dilendiğini, bir çok sefer büyük dayımın bütün gece aramadan sonra kar içinde, çamur içinde bir köşede kıvrılı bulduğunu, hiç bir refleksini kontrol edemediği için üzerinde kurumuş kakalardan çişlerden vücudunun yara içinde kaldığını bilirim. Dedim ya, küçük yer, bir de üzerine ailenin duyduğu utanç binince yeme de yanında yat oluyor işte.

Son günkü yazıda kimsenin hikayesi yoktu. Bir hekimle yapılan röpörtaj vardı. Kimler alkoliktir, yakınlar ne yapmalıdır, adsız alkolikler ve bunun gibi bilgiler veriliyordu. Kimler alkoliktir kısmı cidden şaşırttı beni. Örneğin akşamcıları alkolik olarak nitelendiriyordu bu hekim. Bir de örnek vermiş; 85 yaşında bir beyin bilmem kaç yıldır akşamcı olduğu için alkolik olduğunu söylüyordu. Bu tarz insanların yardım alması gerektiğini vurguluyordu. (Bilakis, ben bu amcanın her ne içiyorsa içtiği şeye devam etmesini öneriyorum; 85 yaşına gelmiş, demek ki bu şekilde iyi etmiş, has etmiş.)

Çok mantıklı gelmedi bana. İçilen miktar önemli değildir, diyordu. Allah allah? Bizim aile geleneğinde içki içmek vardır; ben kendimi bildim bileli her akşam annemle babam birer kadeh rakı içerler. Şimdi bu insanlar alkolik mi yani? Bir başka ilginç yan da toleransla ilgiliydi. Eskiden bir birayla sarhoş olanların toleransı artar, bu iki bira-üç bira olur, diyordu. Bunun bir tehlike işareti olduğunu kabul edemiyorum açıkçası, tehlike herhalde ancak bu miktar düzenli bir şekilde artarsa olur. Ama hayır, bu şekilde artan toleransta tehlike vardır diyordu. Üçüncü bira tehlikelidir!

Son günkü yazı beni çok etkiledi. Daha doğrusu rahatsız etti ve oradaki hekime karşı güvenimi kaybettim. Önümde gerçek bir alkolik var, ama hekimin söylediğine göre annem, babam, eşim ve ben, hep birlikte alkolik olmuşuz bile. Ve aldığımız alkolün gündelik hayatımıza zerre kadar etkisi yok. Babam bir cerrahtı ve yaş haddinden emekli oldu; bu bile yeterli herhalde.

Bu arada adama da niye bu kadar öfkelendiğimi de anlamadım, kendime de sinir oldum. İçimde böyle bir korku da var demek ki.

Ay misocum ya, ne salaksın sen. Öylesin, valla. Korkma, korkma...

marruu

11 yorum:

Köşenin Delisi dedi ki...

ehehe ben bugün son kısmına yetişmişim demek ki yazı dizisinin...normalde ilgimi çekmeyecek bir konuydu ama sırf senin bu şekilde okuyacağını bildiğimden başından sonuna kadar okudum :)

Kızarsın tabii adama, inkaarrrrrr :D ayyaşlar sizi nolcek nihihihi

delikanlı dedi ki...

hem iç hem de nıck nıck:)kötülüklerin anaları sizi he:)

DIAGONAL dedi ki...

valla rahatsız etmiyorsan kendimden başkasını içerim kardeşimmmmm


kimene alkoliksek vs aman yaaaaa
ağız tadıylan bir kadeh bişiyde içiemiycizzzz

gaykedi dedi ki...

ben sözü mevlana'ya bırakıyorum;

Zevk veren her şey, şu aşağılık kişilere delil olmasın diye
nehyedilmiştir (yasak edilmiştir) yoksa; şarap, müzik, güzel(ler) ve raks; has kişilere helaldir, aşağılık kişilere haram....

miso dedi ki...

Delicim,
Şimdi söyletme beni. Okulda her buluştuğumuzda ben diyorum domestik ortamda oturalım, sen diyorsun hadi gidelim sen bira iç. Yalan mı? Yalan mı? heheh

Delikanlı, hoşgeldin,
Hem kötü, hem alkollü. Bi de örtmen. Aman diyim, kaçınnn :)

Diagonalcim,
Al benden de o kadar. Ama alkolik değiliz yahu, o çok farklı bir şey. Ve cidden korkunç :(

Gaykedicim,
Eline sağlık, ne güzel bir sözünü yazmışsın. Kendimi daha da iyi hissettim :)

marruu

elektra dedi ki...

bu inkar mekanizması bende de aynen böyle işliyor misom kedim. ama haklıyız da bir bakıma. bu doktorlara, ( babana saygılar:P)
kalırsa, her gün belli saatte içmek de bağımlılık. ama şöyle düşün, kontrolü bizde olan bir bağımlılık.
günah beniiiim kime neeee.
oooof haydar haydarrrrrr
günah benim kime ne???
ne güzel türküdür bu di mi?

herackles dedi ki...

Once Gaykedi`nin Mevlanasina catayim---->
Ucmus biraz eger onu soylemisse gercekten. Kur`an`in yasak ettigi seyde Mevlana`nin dediginin hukmu yoktur. Yok eger Islamiyet disi ise mesele; Hayyam daha guzel soyler:

Dünyada akla değer veren yok madem,
Aklı az olanın parası çok madem,
Getir şu şarabı, alın aklımızı:
Belki böyle beğenir bizi el alem!

---> Misocum;
Bu alkolizim meselesinde konusan doktor bey hakli olabilir yalniz alkolikligin en onemli kriteri, kisiden kisiye degisse de, kontrol altinda olmayan ve saglik acisindan zarar veren, kontrollu dusunceyi ortadan kaldiran alkol alimlaridir. Simdi sizin durumunuzda bunun alkoliklik olup olmadigini anlamanin en kolay yolu; her aksam ictiginiz 1 kadehi 3 ay icmeyin; bakalim´gunden gune ne hissedeceksiniz? Eger icinizde hala buna karsi bir istek varsa, fizyolojinizde de -az da olsa- bir degisim gozlemlerseniz o zaman bunyeniz alkolu istiyor demektir ki bu da alkolizimin baslangici denilen noktada oldugunuzu gosterir(mis). -Mis diyorum cunku ben de bu konunun uluslararasi uzman kurumlarinin ve derneklerinin yalancisiyim.

ekmekcikız dedi ki...

İnsanın sağlığını bozacak, çevresindekilerin huzurunu yok edecek, düşkünlük yaratacak olmadıkça, her akşam içmenin adı (var ya bizde zaten) akşamcılık.
Diğer şekilleri uzmanlarının kategorize edişiyle ilgili bağımlılık düzeyleri olmalı.
Korkma, korkma...
:)

Köşenin Delisi dedi ki...

bak konuşturacaksın beni ama :) domestik ortama girdiğimiz anda "keşke burada bira satsalar" dediğin için başka yer önerisi getirmiş olabilir miyim acaba? :)) Kendim içinse namerdim yaw :D

Yalnız herackles'in bahsettiği deney pek yamanmış, bir yanda her akşam, bir yanda 3 ay :)

figen dedi ki...

misocum bende sırf bu doktorlar yüzünden akşamları bira içiyor diye eşime az eziyet etmedim(hani ben içtimmi tam içerim düzenim falan yoktur ama düzenli 1 bira bile alkolizm diye duyduğumdan zavallı zafer çekmedi kimseden benden çektiği kadar :))halbuki birde derler ya 1 kadeh açar damarları diye...

miso dedi ki...

Elektracım,
Türkü süper cidden. Günah olduğuna da hiç inanmıyorum :) (Arsızlığın daniskası, heheh) Bayılıyorum ben bu kontrole.

Sevgili Herackles,
Önce alıntılara değineyim: Felsefeler net de, niyet daha bir baskın gibi, değil mi? :)) Beğenir, beğenir bizi alem. Ya da beğenen buyursun gelsin. Bağımlılığa gelince; alkolü kestiğin zaman ister tabi vücut, ama sigara gibi. Hani her yaktığın sigara nikotin eksikliğinden değildir, aynı zamanda bir el alışkanlığıdır, veya sosyal bir alışkanlıktır ya... Bu da böyle işte. Haa bir de üç ay mı dedin? Herackles, seni beni mi öldürücen? Küserim bak :))

Ekmekçikızcım,
Korkmam korkmam :) Eylemlerim sürecektir. Ziyadesiyle. heheh

Delicim,
Dur, breh, dellenme öyle hemen. maruu, mırr, sev beni sevvv :)

Figencim,
Etme yahu adama eziyet. Bir biradan ne olur? Hem damarı açar, hem zihni, hem de kalbi. Ah Figencim, ben bi neşelenirim içince (bazen), tadımdan yenmem :))

marruu