16 Ekim 2008

Eh be Ahmet...


Şaşkınlık içindeyim. Çocukcağız diğerleriyle aynı yaşta ama gerek davranış, gerekse motivasyon bakımından fevkalade olmamış durumda. Ham bile diyemiyorum; çekirdek, nüve...

Hani okul bedava kurs açar da anneler bir iki şey daha öğrensin diye çocuğu Cumartesi ya da Pazar günü kursa yollar ya... Hani çocuğun da aklı-fikri-gönlü evin yanındaki toprak sahada futbol maçı yapan sümüğünü çeken, akanı aşortmenine silen arkadaşlarındadır ya... Hani dersten bir kelime öğrensem günahın en büyüğüne girerim edasıyla ya sürekli konuşur ya da uyur ya...

Yaa, bu çocuk böyle işte. Kelimeleri yanlış okumayı marifet saymaktan tutun da, bir satır ödev yapmamaya, hangi alıştırmada olduğumuzu takip etmemeye, gözlerini kapatıp uyur numarası yapmaya kadar bir sürü oyun mevcut kendisinde. Vır vır vır konuşmasını hiç saymıyorum. Nasıl olup da burada olduğunu anlamış değilim. Tembeli vardır, uyumsuzu vardır, mutsuzu vardır, ve hatta psikiyatrik problemleri olanları da vardır. Ama bu çocuk cidden Ulus'taki bir kıraathaneden yanlışlıkla buraya ışınlanmış gibi.

Bugün çene çaldığı arkadaşlarını dışarı çağırdım ve, “arkadaşlar bugün 16 Ekim, ve ben Ahmet’in gelecek sene bir kere daha hazırlık okuyacağını şimdiden öngörüyorum. Siz de buna çanak tutuyorsunuz. Kendinizi kurtaracaksınız ama o buraya çakılıp kalacak ve ciddi boyutta yaşadığı motivasyon sorunu gelecek sene korkunç bir hale gelecek,” dedim. Tipler dumur oldu. Tamam hocam, dediler, halledeceğiz.

Nasıl bir şeydir bu, bilemiyorum. Yıllardır ilk defa bir öğrenciye böyle hayretle bakıyorum. Sanki geçen sene ölümüne çalışıp bu okulu kazanan o değilmiş gibi. Bir insan eline geçen fırsatı nasıl bu kadar aldırış etmeksizin, bu kadar maganda bir şekilde, tam inek şaban halleriyle harcar ki?

Hiç komik değil. Ve çok da sıkıcı.

pıhhh

5 yorum:

zerrin dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
miso dedi ki...

Sevgili Zerrin,
Siz yorumunuzu silmişsiniz ama bana Yahoo'ya da geldiği için okudum. Ve bilemeyeceğiniz kadar etkilendim. Gerçi sonucun değişeceğinden hiç ümidim yok, veya herhangi bir sorun da sezemiyorum ama bir kere daha sorguladım. Çok teşekkür ederim yorumunuz için.

Ve fekat neden sildiğinizi de zerre kadar anlamış değilim. Cidden. Yazsanız tekrar? Valla :)

marruu

Elif dedi ki...

Belki birkac senedir girecegim girecegim diye inekledigi icin biraz yanmistir ici, artik ipi gogusledim diye bir tembellik ve acaiplik cokmustur ustune. Belki istemedigi birseyi okuyordur da ailesine filan bilincalti ceza vermek istiyordur sinifta kala kala. Ne biliim?

www.elifsavas.com/blog

elektra dedi ki...

ah miso ah... sana gelen kaymak tabakanın hali bu. şimdi beni dinle bakalım.
bu sene tüm derhane sektöründe haftaiçi mezun gruplara öğrenci bulamama gibi bir sorun başgösterdi. zira, bildiğin üzere derhane ücretinden ucuza özel üniversiteler(!) sardı dört bir yanı. şimdi hafta içi mezun gruplara gelen öğrenciler, böylesi 'barajı geç biz seni alırız' diyen üniversitelere bile giremeyenler. iki hafta oldu bu gruplar başlayalı derse. ve ben her dersten çıkışta, ' şu camdan aşağı atsam mı acaba? diye sorarken yakalıyorum kendimi.:(((

Evin Kedisi dedi ki...

Üniveristeyi şansa kazananlardan olabilir mi dersin? Anlattığın tipik hiperaktivite kaynaklı ilk okul ya da bilemedin orta sınıfından bir tipleme ama...Tuhaf gerçekten de, haklısın ve Allah sabır versiiinnn! Bence öğretmenliğin en zor kısmı işte bu tip öğrenciler.