17 Mart 2007

Enfes bir Cuma akşamı


Her şeyin müsebbibi Göksu restoran galiba ... Evet, biliyorum, o.
Ne zaman gitsem, gecelerin en güzeli oluyor, en dolusu, en hüzünlüsü...

Bu gece de Dufresne’ye aitti Göksu,
Onun sohbetine, onun sesine,
Onun o güzel yüzüne, güzel gözlerine,
Birbirimizin hüznüne, yalnızlıklarına, çıkışsızlıklarına,
Birbirimize duyduğumuz derin sevgiye, dostluğa, muhtaçlığa...

Sonrası yine yürüyüş oldu
Kızılay’dan Ankaray’ın Emek durağına kadar.
Nasıl geçtiği anlaşılmayan o bir saat,
Arada verilen bir çay ve tuvalet molasıyla soluklanan,
Sonra, yine görüşmek dileğiyle ayrılınan...


Bu miso biliyor ki, bu hayatta her şey zamanla azalıyor, tükeniyor.
En derin aşk yaşanmış zamanında; elektrik çarpmış gibi çarpılmış o zamanlar
Çook çok önce, en az bir on-on iki yıl kadar.
Ama şimdi bir dostluğa dönüşmüş o aşk,
Sessiz, sakin bir sevgiye.
Bu miso en derinden korkuyor işte
Bu dostluğun, ve yaşanan başka şeylerin azalıp tükenmesinden.

Güvenmekten başka çare yok,
Bir de beklemekten.

Bu miso biliyor
Ne yazık ki

9 yorum:

Köşenin Delisi dedi ki...

...eğer aşkın dönüştüğü şey, dostluk ve sevgi gibi iki çok aranılan ama az bulunulan şeyse, bunların zaman içinde dönüşeceği şeyler de çok kötü şeyler olmasa gerek... diye düşündüm yazının son kısmını okuyunca, üstüne düşünme fırsatı vermeden kendime. Çünkü hepimiz korkarız herhalde düşünürsek...ama sanırım senin gibi aşk insanları, tutku insanları için daha zor, daha karmaşık bu durum... umarım şu kısacık hayatta seni ne mutlu edecekse - gerçekten mutlu, gerçekten sen - o şey seni bulur, ya da sen onu bulup peşinden gidersin...bu dostluk olur, bu sevgi olur, bu aşk olur... bu hayatta - kimseye aldırmadan, büyük bir cesaretle - istediklerinin peşinden koşabilenlere her zaman hayranlık duymuşumdur ve geçen sene kendi adıma düştüğüm dostluk sınavı çukurundan "artık" çıkmış olarak, biliyorum ki bu dostluk bana çok şey öğretiyor, korkutsa da, kimi zaman karşı tarafla alakası olmaksızın üzse de... ama bildiğim bir şey var, artık dost olmanın ne demek olduğunu çok daha iyi biliyorum galiba (umarım) ve kalbin seni her nereye götürürse götürsün misom, buralarda seni çok seven, sana ve dürüstlüğüne çok saygı duyan, her ne olursa olsun fiziken ve ruhen yanında olmak için yanına koşacak bi deli var... yeter ki mutlu ol...

miso dedi ki...

canım köşenin delisi
ama ağlattın beni ya... cidden bunları yazarken ağlıyorum şimdi ben.
sarılıyorum sana en içten
(ve kavuşmuyor ellerim arkada kızın yüzünden :))

Köşenin Delisi dedi ki...

Ben de senin yorumunu okuyunca ağladım şimdi... nolcak bizim halimiz böyle iki sulugöz? :)

Dufresne, dedi ki...

Hislerini bu kadar net ve bilerek yaşayan kaç insan var ki hayatta? Siz bu kadar akıllıyken , hayatı bu denli bir farkındalıkla yaşarken ve hayatınızda sizi çok derinden ve içten seven insanlar varken ,hiçbir korkuya yer olmamalı içinizde. Olağan bir akşamı olağanüstü yapan dostluğunuz, dinlediğiniz, anlattığınız ve aramızdaki bağı anlatırken ki içtenliğiniz için minnettarım, İyi ki varsınız...

"Baris'imda Baris'im" dedi ki...

Bir değil iki deli var...

miso dedi ki...

sevgili dufresne,
söyleyecek hiç bir şey yok kalmamış, canımsın :)

Barışı da barışı,
cin gibi adamsın vesselam. biz de yakında voltranı oluşturacağız, haberin olsun. Kızın bir doğsun hele. hehe

"Baris'imda Baris'im" dedi ki...

Kerteriz o halde... :)

Adsız dedi ki...

Sen bana demiştin ya hani,şimdi aynısını sana demenin tam zamanı:"BU KADAR NET OLABİLMEN NE GÜZEL"

T:)))

miso dedi ki...

Tcim, çok teşekkür ederim. Gerçekten de bir dost konusunda bu kadar net olabilmek çok güzel.