10 Mart 2008

Benim çocuğumğumğum...


Gülşad daha önce söylemişti; bir kadın var, Ilgaz’ın servisinden kızını alıyor, size gelecekmiş. (En iyi Türkçe çevirisi bu, heheh)
“Gülşad, kadın ne zaman gelecek?”
“Eeğğ bılmıyorum, ben eve almadım o kadını.”
“Gülşad kadın eve mi girmeye çalıştı?”

Ben sordukça Gülşad saçmalıyor; bir baktım eşim kaş göz yapıyor. Tamam, anladık, anlatamadı yazık. Neyse. Dün akşam yine saat sekiz gibi eve geldik. Bir haftadır harap durumdayız. Annemler akciğer kanseri teşhisi konmuş çok yakın bir dostu görmeye Kıbrıs’a gitmişlerdi. Pazar günü döndüler. Abimizi Çarşamba gecesi kaybettik. Hiç birimiz bu kadar erken beklemiyorduk. Annem apar topar geri gitti. Eee, annem olmayınca babam ne yapar? Miso’nun aklı fikri onda. Her gün oradaydık tabi, yemek vesaire işleri de orada halloldu. Baba kalalım dedim, istemem dedi. Şaka yollu bak bizi istemiyor, sen kal bari dedim eşime. Babam, seni de istemem demez mi? Bilmiyorum, belki de yalnız kalmak istedi. Neredeyse elli yıllık dostunu kaybetti adam, yaptığı işten sual olunmaz. İyi ki geçen hafta gitmişler. Bazı hasta yolcusunu bekler kızım, demişti kayınvalidem. Babamları gördü, vedalaştı ve gitti abimiz. Mekanı cennet olsun.

Her neyse. Dün gece de eve perperişan döndük. Banyo yapılacak, oğlan arızaya geçmek üzere. Gülşad demez mi kadın saat onda gelecek diye. Bu sefer hiç inanmadım ben. Hıhı dedim, banyo işlerine daldık. Gerçekten de saat onda kapı çaldı. Ya bir insanın evine saat onda gidilir mi? Kadının derdi servisleymiş. Efendim, kar yağdığı gün servisçi arabayı evin önüne kadar getirmemiş. Eşim, ama o ilk karda bizim bu sokaklar kapanmıştı diyor, kadın hiç dinlemiyor. Çocukları taaağ ışıklardan yürütmüş. Benim bildiğim kadarıyla abi getirmişti, yalnız yürümedi çocuklar, diyorum. Efendim, neden kendisi getirmemiş, diyor. Bir gün de çocuğunu terslemiş mi, sana söz hakkı verilmeden konuşma mı demiş, tam da anlamadım. Kadın anlatıp duruyor. “İşte çok dertliyiz, şöyle böyle. Zaten servis çok geç geliyor, oraya uğruyor, buraya giriyor.” Bu konuda kadına katılmamak elde değil. Üç buçukta çıkan çocuklar yol üstünde bir sürü yere uğradığı için yirmi dakikalık mesafeyi neredeyse bir buçuk saatte alıyorlar. Hah dedim, elle tutulur bir şey konuşucaz. Bunu çözsek ne güzel olur dedim. Kadın demez mi, birimiz bir Kangoo alsak da çocukları doldurup getirip götürsek... Ya araba almaktan mı bahsediyor bu kadın, yoksa ucuzluktan bir çift pabuçtan mı?

Kırk dakika kadar oturdu. Pardon, konuştu. Kadın gittikten sonra kendisini hemen SAKINCALI/ÇOK SAKINCALI KOMŞU listesinin ikinci sırasına aldım. Ay noolur görüşelim, samimi olalım (birbirimizin evinden çıkmayalım), hmmm demek İngilizce öğretmenisiniz (eyvah, zçtk, Pazar gecesi onda gelen çocuğunu çalıştırtmak için sınır tanımaz), vırvır zırzır...

Uykum kaçtı, bütün huzurlu auramı bozdu kadın. Ne güzel, kitap okuyacaktım.


pıhhh

20 yorum:

elektra dedi ki...

misokedim, kangoo alır mısınız bilmem ama, kız sana ingilizce çalışmaya gelir kesin deyip bahsi açıyorum, yandın , bence taşının:)))
nasılım? nasıl destek oluyorum sabah sabah sorunlarına değil mi? :P tamam, tırnaklarını çıkartma hemen, gelmez gelmez...
yalnız servisin gezdirmesi noktası benim de ilkokul 1. sınıfta acaip şirretlik yaparak çözdüğüm bir sorundu. yaptım, yine yaparım. küçücük bebelere istanbul turu attırmaya kalkışınca ve oğlum eve bembeyaz bir suratla gelmeye başlayınca, ' bana ne kardeşim, güzergah dağılımınızı ona göre belirleyin' diye diye, oğlumu okulun dağılışından 20 dakika sonrasında eve getirtmeyi başarmıştım. o konuda bir şeyler yapabilirsiniz sanırım.
öperim:)

Köşenin Delisi dedi ki...

Misocum öncelikle başınız sağolsun, çok sarsılmış galiba baban haklı olarak....:(

Komuş meselesine gelince...ya siz yine çok kibar davranmışsınız, ben direkt bir bahane (bahane de değil ya bu) uydurur ve içeri girmesini engeller, baştan postamı koyardım sanırım. Sinir insanlar. Kangoo almak ne demek ya? Madem bu kadar süper zeka (!) alsın kendisi, kapınıza da "çocukları ben bırakıcam arabamla, sizinki de gelmek ister mi" diye sorsun. Hıyar.

Köşenin Delisi dedi ki...

Bu arada... bir numaralı sakıncalı komuş kim? :)

ekmekcikız dedi ki...

Önce, başınız sağolsun.
Baban, üzgün olduğu için yalnız kalmak istemiş olabilir, yakın arkadaş kaybı çok zor.

Komşu hazretlrine gelince, "ayyy!" diyorum ve kenara çekiliyorum. Bence, sen yapacağını bilirsin.
:))

Biyo dedi ki...

Başınız sağolsun Misom.

Komşu kadının yaptıkları sana müstehak!

Hem 3 çocuk doğurma hem "yok gecenin 10unda geldi,yok kitap okuyamadım"diye mızıldan!

Kökümüzü kuruttunuz be!

Kitapta ney!

Ne olacak oku oku!

Doğursana en az 3 tane!

O zaman diyeyim ben sana hoca diye!
Pehhhhhh

DIAGONAL dedi ki...

yakın birini kaybetmek büyük üzüntüdür kolay atlatılmaz heleki bellibir yaş grubuna dahil insanlarda daha da zor olabiliyor bu anlamda önce size ardından babanız ve annenize sabır dilerim mişo


servis konusunda diyecek bir şeyim yok....

son söz zaten söylenmiş...
kangoo alıp konservemi yapsak çocukları ne ? :)

gülçin dedi ki...

sevgili miso,
öncelikle başınız sağolsun, tüm sevdiklerine sabırlar diliyorum.

komşuya gelince, sen bilirsin yapacağını :) kadına bu aklı elinde kangoosu olan biri vermiş olmasın :))

sevgiler

endiseliperi dedi ki...

yalnız kangoo süper bir araç, insan ev bile taşır onunla. komşu, dediğin ilginç, komik yaratıklar. bizim üst katta var bir tane. ilaç, sarımsak, tuz, şeker, kabartma tozu, ütü, rondo,ağrı kesici, kas gevşetici ilaç, ansiklopedi... aklına gelen her şeyi, aklına esen saatte ister. ben geçenlerde mutfak dolaplarını düzenliyordum, dedi ki pencereden, "ben atıyorum kullanmadığım şeyleri, şekerim." ben, belki komşuların ihtiyacı olur diye, saklıyorum demedim. ama tuhaf bir şekilde seviyorum. küçük bir bebeği var, merdivenlerden geçerken ara sıra görüp kucağıma alıyorum. bir bebeği kucakta tutmaktan daha güzel hiç bir şey yok:)

hah, sular kesildi az önce, balkondan seslendi, su istedi. ben, biz de kullanacağız demedim yine, verdim. ona hayır diyemiyorum:) büyük ihtimal o bebek yüzünden ya da isteyeceği şeyleri meraklı bir heyecanla beklediğimden ya da onun benim tam zıttım bir şekilde kaygısız, kendini dünyaya öylesine sereserpe salıvermesini seviyorum sanırım.

ne diyordum, kangoo güzel bir araç:))bence üstünde düşünmeye değer:)

bu arada başınız sağolsun miso'cuğum.

sevgiler.

Dufresne, dedi ki...

Kadın ya para saymayı bilmiyo yada kocası kalpazan. Ne o öyle dolmuş gibi... odtü' ye bir-iki :)

K. delisi bir numaralı sakıncalı komşuyu sormuşsun... Tahminimce Miso şimdilik birinci sırayı boş tutuyordur, her an bir süpriz olurda beterin beteri çıkar diye.. Kendisi tedbirli insandır :))

herackles dedi ki...

Çok bir şey söyleyemeyeceğim.
Geçerken uğradım ama camidesiniz herhalde :)

Öykücü dedi ki...

Başınız sağ olsun,huzurla yatsın.

Komşularımızla ilişkimiz neredeyse sıfır.Eve istediği saatte giren çıkan,habersiz uğrayan tipleri ben de hiç sevmem.Karşımdaki ya öyle biriyse diye de sadece selamlaşıyorum.

Zaten çalışıyorum ,ev hanımı olsam komşuculuk oynardım belki.Filmlerde,dizilerde sıcacık komşuluk ilişkilerini zekle seyrediyorum çünkü.

Kimsenin evine sat onda gidilmez Miso.Haklısın.

Sevgiler..

Lapis lazuli dedi ki...

Basiniz sagolsun Miso. Gercekten bazi hasta yolcusunu beklermis, ne iyi olmus da gitmisler.

Komsuyu okuyunca bizim insanimizi ozledim birden! Yok burada oyleleri...

miso dedi ki...

Öncelikle bu kadar geç cevap verdiğim için çok çok özür. Bir türlü uygun düşürüp de bilgisayarın başına oturamadım.

Sevgili elektra,
Kadının kızıyla birlikte geleceğinden yüzde yüz eminim ben. Kapıyı kilitlesek bacadan girer aslında. Servise gelince... Ne yazık ki yapabileceğimiz hiç bir şey yok çünkü bizim buralarda oturan çok az insan var ve bu nedenle başka yerlere de uğruyor servis. Ilgaz'ın dediği gibi bir kaç ev dolu :)

Delicim ya,
Kibarlık mı, gece onda gelmesine inanamamak mı bilmiyorum. Hayır Kangoo alabileceğimize nereden karar verdi onu da anlamadım. Hakiki hıyar :)

Ekmekçikızcım,
Babam şimdi çok iyi. Bir süre düşünmek istedi sanırım. İyi de geldi. Komşuyu ise gerektiği anda paklayacağım; güvendiğin için çok sağol :))

Biyocum,
Haklısın valla. Bir kaç tane daha doğurup zaten Kangoo almaya mecbur kalmalıyım sanırım :)

Diagonalcım,
Babam biraz da kendini düşündü sanırım bütün bu hüznü içinde. Bu da çok çok hüzünlü tabii ki.

Gülçincim,
Valla keşke Kangoosu olan aklı başında biri olsa da çocukları getirip götürse. Ama güvenemiyorsun da.

Pericim,
Komşundan nefret ettim. Kendimi birden Hollandalı gibi hissettim:) Uçarak kaçan Hollandalı :) Kangoo alsak mı ne? Herkes pek bir müspet bakmış :)

Dufresnecim,
Kadın çok korkunç, kocasını görmek bile istemiyorum. Bildiğin gibi değil. Sakıncalı komşu listesinde ise bir numara dolu aslında. Anlatırım bir gün.

Herackles,
Yeniden hoşgeldiniz. Buradaydık aslında ama çaktırmıyorduk :)

Sevgili Öykücü,
İyice Evropalı olduk. Ama sanırım bunda korkunç komşu efsanelerinin çok etkisi var. Uzaktan hoş görünüyor ama ahtapota dönüşüveriyor. İyidir mesafeli olmak, iyidir.

Sevgili Lapis,
Ah ya, sen öyle deyince üzüldüm şimdi. Yine de istemiyorum ben bu kadını. Sinir illeti.

Lapis lazuli dedi ki...

Aman Miso`cum, isteme bu kadini zaten, iskence gibi! ben ozledim diye saka yaptiydim, ben rahatim boyle buralarda ;)

gay_yor dedi ki...

bizimde altta zırdeli bir komşumuz var haftada iki kere uğramasa rahat edimiyor..kapıya geliyor bağırıp çağırıp gidiyor..şizofren sanırım..anneciğime sürekli banyonuzdan banyoma su akıyor diyor..inip bakıyoruz..hiç bi şiy yok..geçenlerde in çık helak oldum..ağzımı açıp bi kaç şey söyleyeceğim..ama saygı işte büyüklere saygı:)neyse tesisatçı getirttik en sonunda bi şiy yok dedi adam kadını ve banyosunu görüncede son kararını açıkladı:)bu kadın deli mi hiç bir sorun yok dedi..şimdilik gelmekten vazgeçti bizim komşu..ama her an kapı çalabilir..:)

bu arada benimde babam en yakın dostunu kaybettiğinde çok züntülü dönemler geçirmişti bizde öyle ..başınız sağolsun sevgili miso..

şule dedi ki...

Ama hayatım, kadıncağız pratik bir çözüm getirmiş soruna, sana yaranamamış baksana. Çok güldüm ya, kendisiyle gurur da duymuştur herhalde bu süpersonik fikri bulduğu için :P
Başınız sağolsun bu arada canım.

miso dedi ki...

Lapiscim,
:))) Rahatsın demek sen oralarda? Benim gözüm perdede valla. Kadının silüetinden bile ürker oldum. heheh

Sevgili gay yor,
Size üzüldüm ama komşunuza daha da çok üzüldüm. Hemen ilaç tedavisine başlaması gerekiyor bence. Zor, çok zor geçer onun hastalığı :)

Şulecim,
Evet ya, ben kıymetini bilemedim kadının. Dur bir bakayım, evlerini bulursam gidip önce bir Kangoo alayım, sonra da özür dileyeyim.

marruu

gaykedi dedi ki...

misoo pek anlamlı bir mim dalgası var, hatta bu güne kadar gördüğümüz en anlamlı mim galiba, ben seni feci ısırdım haberin olsun :p

şule dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
şule dedi ki...

misocum
bana e-posta atarsan, sana bloga girme davetiyesi yollayabilirim. sevgiler
sonsel@gmail.com