23 Mart 2008

Fıstık, canımmm


Fıstık, canım, Fıstığım benim, canımın içi. Kara kuzum, zifir kedim, bebeğim. Israrla gelmiştin bize o gün. Biz sadece dondurma almaya gitmiştik. Sen bizden önce arabanın içine kuruluvermiştin. Seni alıp dışarı koyduğumda koşarak yeniden yerleşmiştin. Sonrası belliydi zaten. Hep koynumuzda gezdin.

Fıstık, canım, bir taneciğim. Kucağıma çıkıp motoru açtığında senden daha iyi gelen hiç bir ilacım olmadı benim. Usul usul kulaklarını öptüğümde, veya patilerinin içine parmağımı soktuğumda hiç bir şey demezdin. Başka kediler yırtar atar adamı. Sen çok çok bir uyarı ısırığı verirdin. Öyle yan devrilip elini kolunu yalarken göbeğini bile öptürürdün. Gur gurr sesler arasında yüzümü göbeğine gömmüş dururdum.

Bir keresinde gidip üç gün gelmemiştin. Geldiğinde sevinçten kalbime sokasım gelmişti. Hatta Gülşad bu kadar çok sevdiğime şaşmış kalmıştı. Kimlerden kimlerden daha çok sevdiğimi bilse daha da şaşardı; insanlığımdan şüpheye düşerdi inan. Üstün başın toz içindeydi. Bir gün kesintisiz uyuyup, ertesi gün de o güzel kara kürkünü temizlemekle geçirmiştin.

Evet, kıyafetlerimizi, kazaklarımızın penyelerimizin kollarını yakalarını filan yedin bitirdin. Ne biz, ne de danıştığımız veterinerler hiç bir anlam veremedi. Kıymetli kıyafetlerimizi saklar olduk. Sorun da böylece çözülmüş oldu. Gece uyurken pijamalarımızı da yedin zaman zaman, ama olsundu, çok seviyorduk. Ben seni babaya hiç gammazlamadım; o kendi keşfettiği zaman da artık çok geçti, kızılacak şeyin üzerinden çok sular akmıştı.

Ah Fıstık, ne oldu hiç anlamadık, biliyor musun? İki gündür yoktun yine. Ne geldi başına bilemedik. Baba seni aramaya çıktıktan on beş dakika sonra geldiğinde yüzü darmadağındı. “Yan evin bahçesinin çitinin dibinde yatıyor boylu boyunca” dediğinde bayılacak gibi oldum. Hiç bir yara izi yokmuş üzerinde. Olanca güzelliğinle, minik bir panter gibi uzanmışsın çitin dibine. Ben gidip bakamadım, dayanamazdım.

Perişan olduk Fıstık. Dün geceden beri gözümde yaş kalmadı. Sabah gözlerimi açamaz hallerdeydim. Hatırladıkça da ağlıyorum. Ilgaz’a söylemesek mi diye düşündük başta, ama sonra onunla da paylaştık. Ah Fıstığım, mahvettin bizi.

Bunun en iyi ilacı gidip bir sokak kedisine daha yuvamızı açmak olacak, biliyorum. Yoksa atlatamayacağım ben bunu. Hiç bir halin gözümün önünden gitmiyor. Ama yerine kim gelirse gelsin senin yerin hep başka olacak. Seni hep çok özleyeceğim.

Güle güle misofıstık

marruu

22 yorum:

Köşenin Delisi dedi ki...

inanamıyorum :((((((((((((((

uzay dedi ki...

:(

Lapis lazuli dedi ki...

Cumleleri -di li okudukca kotu birsey geliyor dedi icim...
Cok uzuldum, benim bile gozlerim dolu simdi ki senin acini anlamamak ne mumkun...
Zaman hafifletiyor Miso`cugum, tek teselli bu.

gay_yor dedi ki...

dışarı çıkmak üzreyken baktım bloguna ve gelirgelmez hemen okudum..o kadar üzüldüm ki miso anlatamam..cümleler bir yerde tıkanıp kalıyor..:(bazen okunanlar karşısında hele birde ölümse birşey yazılamıyor..çizilemiyor..

tavsan dedi ki...

kuzuuu:( bu arada bence de fistik icin ve kendiniz icin yapilabilecek en iyi sey baska bir sokak yavrusuna kapiyi acmak. fistik gibi olmaz tabii asla, yine de umarim tez zamanda baska bir guzel bulur sizi;)

Elif dedi ki...

Misocugum, cok cok uzuldum. :o( Ama sevilmis bir kedicik olmak da guzel, degil mi? Madem olunecek, herkes olecek, sevilmis olmak guzel. Teskin etmek icin degil, samimi soyluyorum.

Fistikcigim, gule gule.

www.elifsavas.com/blog

elektra dedi ki...

misom kedim hay allah tühh:(( ne diyelim şimdi sana. çok üzüldüm. :(

endiseliperi dedi ki...

miso'cuğum, çok üzüldüm, ağlamak üzereyim. ne diyeceğimi bilemiyorum.

başınız sağolsun.

gülçin dedi ki...

sevgili miso,
omuzlarım çöktü, alt dudağım titremeye başladı inan. acınızı paylaşıyorum, çok sevgiler.

Adsız dedi ki...

sevgili miso, çok çok üzüldüm.
en azından keşkelerin yok ve çok mutlu,eğlenceli hayatı olmuş sizinle misofıstığın.
10 yıl bizimle çok mutlu yaşarken kaza sonucu kaybettim kedimi ben. ve hala bi ton keşkeyi kafamdan atamadım. oğlum da sevemedi onu diye üzülürüm hep. cüzdanımda resmiyle dolanıyorum 7 yıldır.

başınız sağolsun...

necla

ekmekcikız dedi ki...

Çok fena Miso, çok üzüldüm.:(((

Acaba, bişeyden mi zehirlendi? Yoksa, yaşı mı ilerlemişti?
Her ne ise sebep, insanının üzülmesine teselli olamıyor, yine de...
:(

DIAGONAL dedi ki...

üzerinde hiç bir yara bere olmaması olayı biraz tuahflaştırıyor acına acı katmak değil derdim ama ardını arkasınıda aramak gerek ....
gelecek fıstık lar için şimdiden hayırlı olsun demelimiyim bilmiyorum ...
biraz zaman bir yeni fıstık eskisini unutturamasada asla onu ilahileştirmeye yetecektir bence ....



yüreğinle kal mişo

gaykedi dedi ki...

kedilerin ölmesi yasaklanmalı :(

şule dedi ki...

hay allah misocum ya, cok uzuldum...

Biyoysam suçum ne? dedi ki...

Sonunu iyi bekliyordum.

"Eşşek fıstık bi daha Misomu üzüp endişelendirme,valla biyonik deyzen olarak gelir oyarım seni"yazayım diye planlamıştım bile.

Tüylerim diken diken oldu:(((

teyzenteyfik dedi ki...

:(

Goddess Artemis dedi ki...

Başınız sağolsun! >:-(

pelin dedi ki...

ah miso çok üzüldüm. başınız sağolsun.

NaKHaR dedi ki...

deprem senesiydi 1999 "mercan" vardı bizim dalmaçyalı köpek olur ama o kediydi

kapı cam açık bırakırdık camdan çıkar kapıdan girerdi elektrik sorunlu olduğundan dışarda bıraktığımız peynire patisini değdirip önce bir titretir sonra tadına bakardı beğenirse de kalıbın tamamını yemeye koyulurdu annem kızardı ama ben ispiyonlamazdım onu hiç... bir gece akşam dışarı çıktı nasılsa buralarda dedik ama gece köpek sesleriyle uyanıp dışarı çıktığımda 4 5 köpeğin arasında kaldığını farkettik taş atıp köpekleri uzaklaştırdık ama mercanı kurtaramadık o zaman bu zaman onu hiç unutmadım bu fıstığın hikayesi onu bana tekrar hatırlattı işte.... daha sonra "ares" ardından "eros" ardından picasso dan esinlenerek "pika" ve ardından william chirchill den esinlenerek "çörç" girdi hayatıma çörç hala yaşıyor diğerlerinin akıbeti konusunda bir fikrim yok kayıplara karıştılar çünkü.... böyle işte nasıl br şeydir bilirim sözün özü...

ama "mercan" en unutulmazıydı....

zerrin dedi ki...

cok uzuldum..
bizim de kedimiz vardi,makarna..
istanbulda oturuyorduk.izmire gitmistik,piknik yapiyorduk yagmur basladi,arabamiza kostugumuzda lastigin dibinde arabadan damlayan suyu icmeye calisan bi yavrucuk vatdi..aldik arabaya hic degilse sehirde birakalim dedik,bir baktik istanbuldayiz
annem yatagimaza almamiza izin vermezdi,sabahlari kardesimle hangimiz erken kalkarsa o kapardi..
7yil olmus..

asliberry dedi ki...

Miso çok üzüldüm. Deşmek istemiyorum ama komşulardan pislik yapacak biri çıkar mı? Zehirli bir şey yemiş olabilir mi? Çok üzüldüm.

Autumn dedi ki...

bu yara sarılacak gibi değil, biliyorum. sonuçta sizi kayıtsız şartsız büyük bi aşkla sevmiş ve, ilk ve son kez sizi üzmüş bir dost söz konusu ama umarım kendinii toplamışsınızdır...