11 Haziran 2007

İkinci Tur


Cumartesi sabahı koşturmaca başladı. Malum, kuzen ikinci kez evleniyordu. Hem de 9 yıl önce ayrıldığı ilk nişanlısıyla. Aslında o ayrılık biraz terkedilme kategorisine giriyor ama şimdi her şey farklı hatırlanıyor. Komik komik şeyler oldu. Kuzenin yeni eşi kuzene ayrılma kararını ortak vermiştik demiş, kuzen geldi bize “beni askerdeyken terketmemiş miydi, ben mi bunadım?” türü sorular sordu filan. Şimdi ne desen yangına körük etkisi yaratacak. Ben de “bunları geçin, seviyorsanız evlenin,” filan türü büyük teyze lafları yumurtlamada buldum çareyi.

Yeni eş Ankara’ya eş durumundan tayin olsun diye bir ay içinde her şeye karar verildi, Atakule nikah salonu kiralandı, şeker, davetiye, kıl yün halledildi. Sabah haydi koş nikaha... Sonra da yemek için annemlerin bahçeyi ayarladık hep birlikte. Akşam için giyindik, süslendik, miso üşendi, kuaföre gitmedi, saçlara çaldı jöleyi, sıktı spreyi, hafif afro bir görümce oldu. Bir de taptığı topuklu pabuçlarını giydi. Fakat hizmet sektörü yorucu şeymiş, gelen misafir sayısı bizle birlikte yetmişe vurunca eve yirminci kez inip çıktıktan sonra o topukluları çıkardı ve yerine tatile-gelen-alman-turist-sandaletlerini giydi. Durumu kurtaran tek şey sandaletlerin siyah olmasıydı. (Aslında bu bile züğürt tesellisiydi, biliniyordu)

Haydi koş, buz getir, beyefendinin rakısı bitmiş, küllükleri boşalt, Ilgaz oğlum bak da Tuna (yaş 3) çamı yemesin; oğlum sen de yeme, başka ne alırdınız, sıcak börek, kolanızı tazeleyeyim, meyve yok özür dilerim (bir koşu alıp geleyim, ehe) ... Gece yarısı eve döndüğümüzde ayaklarımın altı yeni yürümeye başlayan çocuk ayaklarının pufluğuna sahipti. Her bir parmağımın dibini hissediyordum. Hiç bir şey yiyemedim, biraz bir şey içebildim, bir ay önce buluştuğumuzda karısının askılı bluzuna laf eden hıyarlar cumhuriyeti elemanına lafı soktum (çok mutluyum), kuzenimin annesi yengeme tekrar tekrar ziyadesiyle sinir oldum. Bir de tabi ki Ilgaz ateşlendi, şimdi boğaz kültürü sonuçlarını bekliyoruz.

Bitti çok şükür.

Yeter kardeşim, ikinci turlarınızı başka yerde yapın. Bir kere de biz misafir olalım.

marruu

20 yorum:

Köşenin Delisi dedi ki...

Hala şaşkınım bu işe. Hayırlı olsun ne diyim, inşallah çok mutlu olurlar.

Ilgazcıma da çok geçmiş olsun. Cidden çamı mı yiyolardı??:))

kecilerin cobani dedi ki...

ben kurdelepaket arabayi yoldan gecerken gordum. deli de ifsa etmisti, aaa dedim, burasi orasi, kuzen evleniyo, miso burda. (şu en sonuncuyu hissettim daha cok, hafif bir türbülans vardı havada çünkü, vuuuv oraya vuuuv buraya, etekler havaya)
gecmis bitmis olsun sana, hakikaten pufuduk olmussundur.
gecmis olsun ilgaza, hemen gecsin.
su askili bluz'ü biraz açabilir miyiz luften, kursagimda kalacak yoksa.

Cano dedi ki...

Bu cumartesi 60 kislik bir bahce partisi cateringi var, kendimi bunaltmadan gun geciriyordum, seni okuyunca aklim basima, stresim kalbime geldi, onceki calistigim partileri de hatirlayip, 8 saat kadar surecek bu gun ve sonrasi muhtemel halim canlandi gozumde :(
Neyse ki ben para kazaniyor olacagim, etrafta kollayacagim cocugum olmayacak... Kendi kendime teselli buldum simdi, boyle de bir huyum var :)

Ilgaz`a gecmis olsun, gunun en tatsiz sonucu olmus hastalanmasi :(

miso dedi ki...

Delicim,
Çok sağol, umarım mutlu olur bu sefer. Gerçekten de hakediyor çünkü. Çok iyi bir insandır kuzen. Çamın goncalarını yiyorlardı :)

Çobancım,
Anlatırım uzun uzun, küfrederiz bol bol. Sonra da başımıza gelirse kocalara neler yapacağımızı konuşuruz. Ya adam cidden hıyar, illet oluyorum. (Acuk da seviyorum)

Cano hoşgeldin,
Ben seviyorum aslında böyle şeyleri. Bundan para kazanmak da çok lezzetli geldi birden. Evet, çok yorucu ama bir o kadar da keyif alıyorum aslında. Sen Ankara'da mısın? Yardıma geleyim. Oğlan düzelir nasıl olsa. Karın tokluğuna gelirim bak :)

marruu

Cano dedi ki...

Misocum, ben biraz uzak dustum sana :( Toronto`dayim.

Evet cidden keyifli isler bunlar, ben cok sene Ankara`da da catering yaptim zevkle, keske o zamanlar tanissaydik, birlikte yapardik ;)

Isi bosver, kac gezmeye gel :)

elektra dedi ki...

allahım, okurken gözümün önüne geldi de, herkes yer içerken ağırlama işi zor iş. hele küçük bir de çocuğun varsa, çok çok zor iş. çamı yemeleri mevzuu için ne diyeyim bilemiyorum. :)
ben kalabalığa gelemiyorum, sinir yapıyorum. ama becerenleri de takdir ederim. hasılı kelam, takdirlerimle misocum...

kecilerin cobani dedi ki...

misocum,
detaylar için perşembe desek çok mu -afedersiniz- hıyarca olur?
:-)))
bir müddettir kendimi neredeyse deli'nin (annesi olmasa bile) teyzesi gibi hissetmeye başladım, o ruh halini atmaya çalışıyorum da..
ne var işte, perşembe görüşürüz gibi geliyo bana.
ayaküstü olmaz dersen, 40 gün beklemem gerekir en azından da....

kıvır dedi ki...

kuzene mutluluklar diliyorum.bi de acaba camın tadı nasıl bişey ve tuna da hasta olmuş mudur acaba.Ya da çam yemek insanı hasta eder mi?

bu arada ılgaza da tekrar geçmiş olsun


sevgiler saygılar....

diagonel dedi ki...

mıso cum ılgaza acil şifalar ardından da bu ikinci tur muhabbeti ni bilirim dahamı kıymete biniyo ne yoksa öylemi gösterilmeye çalışıyor anlayamadım vallaha

figen dedi ki...

Hep hayaldir ya çok sevilen birinden ayrılınca kader yıllar sonra bir araya getirebilir denir senin yeğenede öyle olmuş demekki çok seviyorlarmış kader birleştirmiş 2. turda..üzüldüm haline 70 kişiye hizmet kolay değildir. bende kalabalık ailemizin hizmetçisi konumunda tüm düğün, bayram, sünnetlerde baş garson olarak görev yaptığımdan iyi bilirim yorulmayı vede açlığı:) kendi düğünümde ne gördüm dersin hiççç.şimdiyse zafer topluluklarda beni yerimden kaldırmıyor yıllarca hizmet ettin artık otur diye.(yoksa hala koşturucam)
o geceden öğrenilen çamın ateş ve boğaz ağrısı yaptığımı olmuş:)
çok geçmiş olsun umarım çabuk iyileşir.

miso dedi ki...

Sevgili cano,
Ya cidden çok uzakmışsın. Ama Toronto hep aklımda olan, görmek istediğim bir yer olmuştur. Belli mi olur, bir gün blog'da Cano, biz Toronto'dayız, hehe deyiveririm. Bir çay içeriz :)

Elektra merhaba,
Ağırlamak cidden zor oldu. Sinir mi dedin? Bizde de oluyor; özellikle nankörlük durumlarında :) Daha yeni yeni dinleniyorum inan.

Çobancım,
Perşembe sabah doğumdan önce yetişebilir miyim diye kasıyorum ama çok olası görünmüyor. Deli'den tel no'ları alalım da bir görüşelim şu işi derim ben. (40 gün olayı nedir? Yazlık mı?)

Kıvırım,
Mutluluk dileklerine teşekkürler, inan ben de mutlu olmasını çok istiyorum. Çam'a gelince; buyur şekerim, bahçe bizim, arzu ettiğin kadar ...

Sevgili diagonel,
Şifayı bulduk bile, boğazında bir şey çıkmadı, ateşi de düştü. Mutluyuz çok. İkinci muhabbetine gelince... Sanırım bir çok acemilik atılıyor, ondan daha verimli olunuyor :)

Figencim,
Sizin aile kalabalıkken bu işlerin sana patlaması pek adil görünmedi bana. Bizim aile ise mikroskobik; babam tek çocuk, annemin de iki kardeşi var. İkinci üçüncü kuşağı saymazsak biz toplam 6 kuzeniz. O yüzden top hep bende oluyor. Zafer'i de takdir ettim, yaptırmasın tabi.

uzay dedi ki...

ya bak ılgazım hasta olmus yaaaa ..iyi bakın aloo benim adamımaaa:)
öpüom ben onuu gecsin bitsin hemen:)
sey misoo ben ilk turu da düşünmüomda olurda dank ederse yaparsam seyyy senden olurmusun yanımda :P

buucuu dedi ki...

teknoloji fukarası memlekette 3 gündür ilk defa internete girme fırsatım oldu. Oysaki çatlıyor ve de patlıyordum meraktan bu nikah ve sonrası bizim aileye edilen eziyet, çıkabilecek ve ablayla ( ama sadece onunla) dibine kadar yapılabilecek muhtemel dedikodular ile ilgili. Özellikle anne tarafımızın mürüvvetleri esnasında miso ile çıkan canlarımız her defasında daha da güçlenmiş oluyor, dolayısıyla daha verimli geçmiştir diye düşünüyorum. Pek takdir edilmiştir yine kesin, bi işe yarıyomuş gibi :)
Çok isterdim orda olmak, mürüvvet görmek için değil, yardım edebilmek ve dedikodu yapıp gülebilmek için...
Neyse... Haftaya ordayım işallah maşallaaaah

Adsız dedi ki...

Çok sıkıcı olur yaa,böyle enayi yerine konulmak gibi,bize de çok yaparlar.Ama desek ki"yaralı bi parmağım var,afedersiniz bi işer misiniz?".Derler:"Aaa valla biraz önce yaptım ,şimdi hiç çişimde yok hay allah naaapsakkii?"
Ilgaz'a geçmiş olsun bu arada MisomPisom(bu ney yaaa,neyse yazdım artık içimden geldi.Ehheeh)
T.

narsis7ekho dedi ki...

Miso sen barok seviyordun dimiggg?

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=223915 Bunu gordum de aklima geldin (A)

Elif dedi ki...

Buyrun, bize bekleriz. :o)

www.elifsavas.com/blog

miso dedi ki...

Sevgili uzay,
Ne demek, tabi ki olurum. İstanbul iki adım yer valla. KOşar gelirim, hemmenn :) Bu arada senin oğlana iyi bakıyorduk, bir ara gözden kaçmış. Kusura kalma artık.

Burcum,
Ailede her şey aynı; merak etme. Hıyarlar hıyar, hatta çekirdeklenmiş durumdalar, kazlar kaz, bir kısmı da uyanık geçinen kaz :) Bir yandan keşke olsaydın, dedim, bir yandan da iyi ki yok, perişan olacaktı dedim. Ama en küçük kuzenin havaları görecektin. Ahh, olsaydın da gülüşseydik bütün gece. K. sisters :)

Tcim,
Enayilik mi bilemiyorum artık; hep birilerinin hatırı oluyor. Bu kuzen de hatırlıdır aslında, çok da iyidir. Fazla beraberlik şişkinlik yapar sadece. Boşver, değdi anlayacağın:)

narsis7ekhocum,
Bu haberi ben de okudum sabah. Ama bir türlü aklım ermedi. Barok'da ne dansı yahu? O yaylar uzuuun uzun çekilirken kadın da yüzüyor gibi mi yapacak? Ben emprovize şeyleri pek sevmem. Hele de barok'a dokunulmasından hiç haz etmem. Bilemedim sonucu :(

Elifcim,
Keşke gelebilsek. Bir kuble de dinleyebilsek :)

marruu

kecilerin cobani dedi ki...

nehihi, aleminsanmiso, peee, ne çabuk unutulmuş bakıyorum. 40 gün sana yazlığı mı hatırlatıyor ilk? senin tatilin gelmiş bence. :-))))
Hani, diyorum, deli'nin de nasiplenmesi için bıdı bıdı konuşmalarımızı onun yanında yaparsak toprak'ın 40'ının çıkmasını beklemek uygun olur gibi gelmişti. :-))))
öperim.

Dufresne, dedi ki...

Arasınız gelirdim yardıma :) düğün sonrası herkesten saklanan soğuk biraları içmek kadar keyifli olan ne varki :) evet evet doğru , var bişey ...buzlu raki :)

miso dedi ki...

Canım dufresne,
Nasıl unutabilirim yardımlarını? Ve o geceki harika halini :) Afiyet şeker olsun, yalnız sarhoş halde söylediğimiz şarkıyı (pardon uluduğumuz) unutursan beni mes'ut edeceksin :)