8 Ocak 2007

Bayram Sonrası

Salı günü Ankara'ya döndük. Oğlanı getirmedik, babannesi, dedesi ve halasıyla kaldı. Kâh yorgunluktan, kâh canımın sıkıntısından, kâh işim olduğundan kimi zaman gitmek istemesem de, oğlum doğduktan sonra daha da önem verir oldum birlikte olmalarına. Ben yalnız bir çocuğum akraba bakımından. Babam tek çocuk, annemin küçük kardeşiyle görüşmüyoruz, abisi de çok uzakta oturuyor zaten. (ya bir de yengem evlere şenlik) Bir elimin parmağını geçmiyor Ankara'daki akrabalar. Neyse, lafı sündürmeyeyim, istiyorum ki oğlum akraba olgusunu anlasın, o insanları görsün, yardıma ihtiyacı olduğunda nasıl koşarak geldiklerini, kimi zaman aynı sokakta yürümek bile istemeyeceği tiplere akraba olduğu için tahammül etmesi gerektiğini anlasın. Eşimin bir sürü akrabası var, herkes boy boylamış, soy soylamış. Seçsin, beğensin alsın işte.
Babanne, dede ve hala ise ayrı bir boyut zaten. Onlarla vakit geçirmesini cidden çok önemsiyorum. Bir kere oğlanı çok özlüyorlar; kıyamıyorum bu anlamda. Ayrıca, benim yaşadığım bazı mutsuzlukları, hayal kırıklıklarını, sıkıntıları Ilgaz'ın ilişkisine yansıtma hakkım yok bence. Yani bunu yapmamaya azami özen gösteriyorum. Örneğin zaman zaman halayla yaşadığımız gerilimleri Ilgaz'ın kapsama, algılama alanının olabildiğince dışında tutmaya çalışıyorum. Bu bayramda babanne bana özellikle teşekkür etti, ben de itinayla şiştim tabi. "Kızım, her tatilinizde o kadar yolu kalkıp geliyorsunuz, bizi bu çocuktan mahrum etmiyorsun, çok teşekkür ederim," deyip ağladı kadın. Ya cidden üzüldüm. Tipler günlere gidip geldikçe, KORKUNÇ gelin karakterleri üzerinde fikir teatileri yaptıkça ben ağırlığımca altın eder oldum kardeşimmm. Ya bir de ne kadar kızarsam kızayım, deve hörgücü gibi yatakta götüm başım tutulursa tutulsun, iyi olduğuna inandığım bir şeyi yaptığımı gördüğüm için, kendi kişiliğimi yenip kapris diyebileceğim uzantılarımı budayabildiğim için de hoşuma gidiyor bu iş. (ooh, karakter mücadelesinde de başardık,mmm)
Ilgaz'a zarar verecek bir şey olmadığı sürece, bu insanları hiç bir koşulda uzak tutmaya hakkım yok bence. İçimdeki kötüyü durdurmam gerekiyor. İçimdeki kaprisi... İçimdeki iktidarı... Annelik ne kuvvetli bir iktidardır; çocuk benim, benim kararlarım geçer, kuralları ben koyarım, ben-ben-ben... Öff, şiştim.
Yapma miso yapma
Yapmadığın için aferin sana
Good girl :) (otur, elini ver, marruu)

10 yorum:

Adsız dedi ki...

Bu işte var bişii,kesin var.

Bu kadar aynı olamayız,bu kadar benzer düşünemeyiz Miso.Ankara'ya atlayıp gelecem yauv,ODTÜ de bulacam seni,sana koşa koşa "kardeşim,canım kardeşim!İkizimmm!!"diye bağırarak boynuna atlıyacam deli gibi ;P

Bayramdan 9 gün önce çağırdık kayınaileyi(Hem de inanılmaz!Bunu ben istedim)bayramın 4.günü gittiler.Ve ben 4ocakta yazdığım"eşim,annesi,babası ve ben"adlı yazımda bende bu duygularımdan bahsetmiştim.

Yaşlanmanın en güzel yanı da bu olsa gerek.Olgun duruş,daha net düşünebilmek,adaletli muhakeme yeteneği,merhamet,sivri uçlarını törpülediğini görüp aslında keskin kenarlıyken daha rahat olduğunu hissetme,süper empati kurma becerisi....Hayata daha iyi bakıyoruz ve düşüncelerimizle gurur duyuyoruz değil mi Miso:)))

T.
K.D.S.M

Adsız dedi ki...

Tekzip:"aslında keskin kenarlıyken daha rahat olduğunu hissetme"değil

"aslında KESKİN KENARLI DEĞİLKEN daha rahat olduğunu hissetme"olacaktı.
Kuzular başımda vik vik yapıyor:)))İyi geceler Miso.
T.
K.D.S.M

Köşenin Delisi dedi ki...

Bense bu akrabalık olayı konusunda gayet yabaniyim..acaba adını değiştirseler, şunlar senin akraban değil aslında arkadaşların bak falan deseler bi etkisi olur mu? :)Ya da beni mi toptan değiştirmek lazım acaba uyumlu hale getirmek için? :)

miso dedi ki...

Sevgili T
Keskin kenarlı değilken daha rahat olduğunu hissetme hakikaten olgunlaşma/yaşlanma ile ilgili bir şey. Bu arada blogunu halka açmama konusunda haksızlık ettiğini düşünmeye başladım ciddi ciddi. Neden açmadığını paylaşmak ister misin?

Elifcim, gözlerini kapatıp unutmayı dene desem sığlığın en sığlığını yapmış olur muyum? Sen sakın toptan değişme, sakın yani:)

Adsız dedi ki...

Yaklaşık 3 aydır sanalda "halka açmadan"kendimle başbaşa kalmak istemem; şu an bunun daha iyi olduğunu,zaten gerçek hayatta "insanlara hemen güvenebilme salaklığına" sahip bir potansiyele sahip olduğum için artık gardımı almam gerektiğini düşündüğüm için tamamen kişisel bir tercihimdir sevgili Miso.
Ve taktir edersin ki "neden paylaşmadığımı" açıkca buradan yazmam mümkün değil.
Bunun daha detaylı nedenlerini de blogumu okuduğunda anlayabileceksin:)))

Ve paylaşmaya hazır olduğumda da yine "halka"değil sadece güvendiğim,sevdiğim ve beni seven "insan"lara açacağım.Kısacası sadece hakedenler bilecek blog adresimi.

Bu tercihim, lütfen bir kibir,kendini beğenmişilik yada bencillik olarak algılanmasın.
Buna "eşeğini sağlam kazığa bağlamak" diyelim.
Burada ki eşekte ben olayım sorun değil yeterki kimse kırılmasın,herkes rahat ettiği şekilde birbirine karışmadan,sataşmadan,bulaşmadan,duygu ve düşüncelere saygı duyarak yazsın,yazışsın:)))


T.
K.D.S.M

diagonel dedi ki...

mişo tekrar yazdığını görmek ne güzel uzun zamandır bloğunu kontrol ediyorum yeni iletin varmı diye nihayet topluca okudum bu gece

ankara .....
iyice merak eder oldum şu memleketi aklıma esecek çıkıp geleceğim sonunda :)

bu arada geçmiş bayramın müraberek yeni yılın sağlıklı huzurlu ve mutlu olsun

ben tam bir dini ritüel yaşadım halada atamıyorum üstümden:))

miso dedi ki...

Gel tabi ki, gelirsen bir de haber et :)
Ya bu arada ben senin bloguna comment yazamadım. Team member olmam gerekiyormuş, öyle dedi saaayın blogun. İş seçiminde kolay gelsin demeye çalışmıştım.
sevgiler

diagonel dedi ki...

alakana minnettarım mişo cum ama bende bloğum un neyi var bilmiyorum comments almıyor ne hikmetse
iş seçimini iptal ettim ikisinede resti çektim böylesi en mantıklısı gibi geldi ankaraya ziyaretim hala çabalama aşamasında :)
kendine dikkat et yüreğinle kal

diagonel dedi ki...

miiiiiişşşşoooooo


hayırdır ya yine sesin soluğun kesildi
haber alabilmek içn taaa ankaralara geliyorum bak :))

miso dedi ki...

merhaba diagonel
gercekten geldin mi ankara'ya? gel gel. guzel olur :)
Ama çıkıyor benim sesim soluğum :) Daha çok mu çıksın? O zaman da bayarım yahu:)