7 Ocak 2007

Sürprüüz

Sabah sekize yedi var. (Yılbaşından önceki haftadan bahsediyorum) Annem arayıverdi.
“Efendim anne”.
“Yavrum, ne yapıyorsunuz?”
“İyiyiz anne, bir şey mi var?”
“Yok, öylesine aradım.”
“Anne, oğlanı servise yetiştirmeye çalışıyorum, ben seni sonra arayayım mı?” Bir yandan da içimden söyleniyorum. Ya işte, oğlan zaten kaplumbağa, son saniyelerimiz, hadi kelimesinden gına gelmiş, öylesine aramıştım olur mu filan. Bu arada aklıma bin tane tilki üşüştü direk. Ya acaba babama mı bir şey oldu? Yoksa Burcu’yla mı ilgili? Ama olsa söylerdi filan.
Cuma günü oluyor bunlar. O gün de iki haftada bir gelen kadın gelecek temizliğe. Dokuza kadar beklemek zorundayım evde. Oğlanı bindirip aradım.
“Anne, nooldu?”
“Sorma kızım, hırsız girmiş bize.”
“Nee? Yapma ya? Var mı bir hasar?”
Annemin alyansından başka bir takısı da yok ki bir hasar olsun.
“Kızım sorma, laptop’ı almışlar.”
“Hadi yaa”
Gerçekten de üzüldüm çok. Babama normal bilgisayar almamıştık, rahat ettiği yere götürüp kullansın diye laptop almıştık. Adamcağızın her yeri batıyor kendine zaten, sıkıntı basıyor.
“Başka bir şey var mı anne?”
“Sorma, bir de babanın odasına girip başucundaki telefonunu almışlar.”
Tüylerim diken diken oldu. Babamın telefonunu satmaya kalkışsak belki 20 lira eder, belki 30. Bilmiyorum, bildiğim tek şey bazı tuşlarına ısrarla basmak gerektiği. Sinir eden şey, adamın burnunun dibine kadar girmiş olmaları.
“Aman anne, üzülme noolur, bak iyi ki uyanmamış.”
“Kızım zaten derdim zorum o, uyansa neler olurdu kim bilir?”
“Anne, Saniye hanım gelsin, hemen sana gelirim ben.”
Ne kadar moralim bozuldu anlatamam. Uyansa cidden rezillik. Canımın içi yerinden bile kalkamaz ki. Hayır, kalkmasın zaten de, o giren hayvan kalkamayacak durumda olduğunu anladığında zarar verir mi filan, deliye döndüm.
Hayatım boyunca anlamadığım ve asla anlayamayacağım tek şey, insanların bile isteye nasıl zarar verebildiği. Ya da verebileceği. Yemişim laptop’ı. (Gerçi annem me me meledi, daha taksidi bitmemişti, hay Allah filan diye öttü ama...)
O gün annemin arkadaşlarından biri İtfaiye Meydanı’nda 100 TL’ye yeni gibi laptop’lar var demiş. Benim safım da pek sevinmiş. Anne dedim, gidip bir bakalım, belki bizimkini bile buluruz. Hem hırsızlık sektörüne katkıda bulunuruz. Ciddi misin, çalıntı mıdır dedi. Ah annecim benim, saf olunur mu bu kadar?
Ya yaşlanınca ben de mi öyle olucam?

Fotoğraflarda benzemeye başladım biraz biraz, kafa da mı öyle olacak acep? Öyle olacaksa yandık valla. Annem acizin önde gideni oldu zira :(:(

5 yorum:

figen dedi ki...

Çok geçmiş olsun.pis herifler hakkaten iyice usta olmuş bunlar hatta detektörle gezip saklanan altınları bile buluyorlarmış (buzluğa etlerin arasına saklananı bile)iyikide ucuz kurtulmuşsunuz napıcakları belli olmaz.Hep denir ya hırsızı görürseniz uyuyo taklidi yapın.Bende bir ara itfaiyeye gidip o laptoplardan almayı düşünüyorum fiyatı uygun geldi....

Adsız dedi ki...

Çok geçmiş olsun Miso.

Gerçekten de iyi ki babacın uyanmamış.O zaman:
Evine elini kolunu sallaya sallaya giren hırsıza mı üzülsün?
Paniğiyle ortalığı iyice ayağa kaldırabilecek potansiyele sahip anneciğinin uyanmış olmasına mı üzülsün?
Evini ve karısını koruyamama durumunda olduğuna mı üzülsün?
Bu durumunu gören adi aşağılık hayvanın-halk arasında buna hırsız deniyor-eşine,kendine,evine vereceği daha çok zarar olabileceğine mi üzülsün?

İyi ki uyanmamış babacığın.
Ve asıl iyi ki annen de uyanmamış.

Benim babacığımın,canımın içinin bacakları var Miso.
Var da birinin kalçasında smith petersen denilen kalça kemiği işi gören bir alet ,dizinde protez;diğer bacağına uzun süre belden korseli dizlikli yürüme aparatı takılı kaldı,bilmem kaç yerinde çiviler var,android adamımın:( Ve taaa yıllar önce olan bir kazadan dolayı tüm bunlar,ben taa lisedeyken,lise biri çift dikiş yapmama neden olan o kötü günlerde annem kendinden beklenmeyecek bir cevvallikle,aslan kesilmiş,hem babamın işini hem evi,hem biz dört kardeşi Ankara gibi bir koca şehirde hem de o gencecik yaşında, o tüm güzelliğiyle ,kendini acemi ve cahil sanmasına karşın büyük bir yaşam mücadelesi vermiş,"5.çocuğum "dediği babacığımı boyundan ayak ucuna kadar alçılı haldeki canımı, bir bebek gibi bakarak yürür hale getirmişti.Şimdi de her iki bacağı da kan dolaşımı yetersizliğinden kara-mor durumda."Git bir görün doktora"diyoruz."Yahu ne gidecem?Bu bacaklar beni yürütüyor mu?yürütüyor.Doktorlara kalsa beni kobay yapıp kesmişlerdi çoktan"diyor,alem yaa.
Bir bacağı tamamen "donma"dır babamın Miso,yani kireçlenmenin en ağır safhası,kütük gibi hareketsiz,dümdüz duruyor böyle,babamın deyimiyle"kaldık mı tüfek gibi":)

Ama o cevval,o aslan annem yıllar geçtikçe ve çektiği çileler katlandıkça panik atak,hassas,hastalıklarına ilaçların da kâr etmediği,psikolojikman çökmüş bir kadın oldu maalesef.

Oyy Miso,bağışla.Bir geçmiş olsuna geldim,hayatımı anlattım.Çok kocakarı gördüm kendimi.Hani komşu teyzeler de böyle yapar ya,karşıdakinin derdi hiç önemli değildir,o ne çekmiştir ki,ahhh ah birde kendini dinleseler.Alır sazı elinee işte tamda benim gibi ;P

Bu arada bazen düşünüyorum da seni neden bu kadar kendime yakın buluyorum ben?Bizim seninle bir akrabalığımız,yada ne biliim bir kan bağımız falan olabilir mi Miso?Haa bak şimdi aklıma geldi,benim yıllar önce hastanede karıştırılan ikiz kızkardeşim vardı.İzine hâl rastlayamadık O'nun.
Aaaa dur bi dakikaaa!!!
Yoksa yoksa yoksaa.........

T.
K.D.S.M:)))

sevpehli dedi ki...

Sevgili Miso.Başınıza gelenlere üzüldüm.Dediğin gibi iyi ki de uyanmamışlar.Giden laptop olsun.Can daha önemli.Bu arada şu yüz milyonluk laptopları araştırırsanız haberim olsun...Hayır et derdinde değilim , şaka yaptım.Tekrar geçmiş olsun...

miso dedi ki...

sevgili figen ve sevpehli, geçmiş olsun dilekleriniz için teşekkürler. Bu arada bizim çocuklar yeni laptoplar düşürürse haber ederim. hatta annemlerinkini alıp onlara geri satmayı akıl ettim çoktan yaneee (ay, kusucam valla)

sevgili T
lütfen, bir an önce blog aç. Ve aynı hızda bana haber ver :)

Adsız dedi ki...

Benim zaten bir blogum var sevgili Miso.
Kendime yazıyorum,kendim okuyorum.Yaşantımın,resimlerimin,yaptığım işlerin,kuzularımın fotoğrafları,hayatım,düşüncelerim şimdilik kendime.
Ve sadece sevdiklerimle paylaşmaya hazır olduğumda ışık hızıyla sana geleceğimden hiç şüphen olmasın:)))
T.
K.D.S.M