3 Şubat 2007

Bu miso özler

Bir miso özenle hazırlanır, şehre iner.
Makyaj filan yapar, giyinir özenle.
Eşiyle birlikte gezerler.
Sonra Göksu restorana gidilir.
Bu Göksu restoran Ankara’nın en eski restoranlarındandır.
Bir kadın yalnız başına gidebilir.
Bir miso haydi haydi gidebilir.
Misolar delidir, söylemesi bizdendir.
Sonra kuzen gelir.
Kuzen çok şey anlatır.
Miso kendi içine gömülür.
Sonra Burcu’dan mesaj gelir.
Ama olmaz yani.
Burcu miso’nun kızkardeşidir.
Burcu çok uzaktadır.
Miso çok özlemektedir.
Bir 70lik rakı bitmiştir.
Miso o ana kadar çok iyidir.
Miso aniden uçar.
Miso Burcu’yla konuşur.
Önce masadan konuşur.
Sonra tuvalete gidip gizli gizli konuşur.
Miso ağlar.
Miso sarhoş, miso çaresiz.
Hesap ödenir; miso kaç para ödendiğini bilmez.
Kuzenle koca bir şeyler yapar.
Miso ağlar.
Miso ağladığından utanmaz.
Miso bu kadar ağlamak istediğinden utanır.
Miso, koca, kuzen Mithatpaşa’dan Tandoğan’a yürür.
Koca taksiye binelim der.
Miso istemez, misonun tek çaresi yürümektir.
Miso dünyanın sonuna kadar yürüyebilir haldedir.
Miso yol boyunca ağlar.
Burcu’yu arar, onunla konuşur ağlar.
Burcu’suz ağlar.
Miso Burcu’ya muhtaçtır,
Burcu yoktur.
Miso Burcu’suz çok yalnızdır, çok eksiktir.
Miso bunu bilir, hep bilir, Burcu’ya söyler, Burcu zaten bilir,
Burcu ağlar-Miso ağlar.
Kuzenin arabasına gelinir.
Miso aslında eve kadar yürüyecek kudreti bulur kendinde
Ama erkekler izin vermez.
Miso anlar,
Barda’yı yeni izlemiştir; miso korkar çünkü sarhoştur.
Attığı her adımda daha çok sarhoş olur, daha çok Burcu olur.
Miso’nun annesinin evine gelinir.
Miso başını babasının omzuna gömüp ağlar.
Babası miso’nun sarhoş olduğunu anlar önce gülümser, sonra güler.
Burcu mu? der, daha çok güler.
Aslında kendi içinden yükselen ağlamayı bastırmak için güler.
Sonra miso daha iyi olur.
Zira mide bulantısı geçer.
Kuzenden rica edilir, eve bırakılırlar.
Eve gelinir.
Miso yatmak ister, uyumak ister.
Bir de gülünmesin ister.
Çok özler çünkü.
Çaresizce özler.

Ahhh Burcu der.
Zavallı miso

19 yorum:

Köşenin Delisi dedi ki...

Ah Misocum benim de gözlerimi doldurdun gece gece şimdi :(( Keşke elimden bi şey gelse de sevdiğim herkesi mutlu edecek şeyleri önlerine seriverip hiç görmesem ağladıklarını...güzel arkadaşım, bi tanecik misom, üzülme demek istiyorum, nolur artıl yıpranma demek istiyorum (hep dediğim gibi) ama demiyorum artık, çünkü biliyorum onun şunun bunun benim dememizle geçebilecek gibi değil senin içindeki bu özlem, kalbindei bu ağrı...ara da özlemek de güzeldir diycem, kendim de inanmıcam sonra... tek diyeceğim şu: umarım sizi ayıran tek şey (olacaksa illa) yollar olur böyle, yoksa siz zaten birliktesiniz baksana...

Adsız dedi ki...

umarım bu üzüntü kronikleşmez, umarım bişeyler olur da(iyi bişeyler tabiiki) tekrar birleşirsiniz.Umarım alışırsınız(hayır bu çok da iyi bir temenni değil).

soylenecek çok bişey yok aslında
umarım iyi olursunuz...


uman kıvırınız

TalismanDiyette dedi ki...

Çok şeker çok içten yazmışsınız. Umarımkısa zamanda kavuşur Burcu ile Miso. :)
Sevgiler.

miso dedi ki...

Herkese teşekkürler
Epeyce sarhoş bir şekilde yazmıştım, şimdi okuyunca tekrar gözlerim doldu. Ama gözler zaten dömbek kek modunda :) Aslında alıştım zannediyordum ama işte içki bütün kötülüklerin anası galiba. Bir de sonra karda yürümek :)

Köşenin Delisi dedi ki...

Dömbek kek ne yaaa :)))))))))))

miso dedi ki...

Sevgili köşenin delisi,
dömbek kek, üç japon gözün bir araya gelmesinden oluşan şişlik durumudur. (şaka maka sabah çok kötüydü, şimdi daha iyi gözler)

diagonel dedi ki...

ahh mişo ahhh
ankaranı ayazını yedim hala atlatamadım sel sümük geziyorum :)
ve hayatımda ilk kez ve ankaraya gelişimde sarhoş oldum ne olduğunu biliyorum yani çok değil daha geçen cumartesiydi ... :)

özlem desen o apayrı bişiy

özlenen o kadar çok şey varki...

tek temennim bu duygunun daim olmaması ve bir an önce hasretin son bulması yüreğinle kal

NaKHaR dedi ki...

ağlayabileceğim bir şey olmadığna için ağlamak istiyorum be mişo o kadar doluyum :(

Adsız dedi ki...

Aslında içme nedenin hüzünlü ve Burcu'ya duydukların, evimizin tekne kazıntısı taze nişanlı prensesime karşı benimde aynı duyguları taşıdığım için seni çok iyi anlıyorum ama bu sarhoş halin bana çok tatlı geldi be Misocuk.
Yanında olmak isteyeceğim kadar tatlı ve güzel olmuşsun hem de:)))

Beni ağlatmak bir yana gülümsetti bile.Ama kendi içimden yükselen ağlamayı bastırmak için gülümsemek bu,evet itiraf ediyorum,ben de prensesimi çok özledim:(((

T.
K.D.S.M

miso dedi ki...

Merhabalar,
Herkesin derdi, sıkıntısı özlemek galiba. Bu çok zor bir duygu, çok başa çıkılamaz. En azından benim için öyle.
Umarım herkes bir tür çare bulur :)

Diagonel, merhaba, Ankara havaları öyle İstanbul'a benzemez, adamı dondurur, sonra da salya sümük çözülürsün :)

Nakharcım, keşke derdine çare bulabilsem. Sen bunalmışsın çok, umarım çıkışını bulursun.

Tcim, çok hüzünlü bir geceydi cidden. Bence seninki de geliyor yakında. Bir tür tsunami oldu yani:)

Dufresne, dedi ki...

O gece Burcunun gözlerini görmesem, ne kadar mutlu olduğunu görmesem... sanırım o dünyada herkesin peşinden gitmek isteyeceği şeyin peşinden gitti ve tüm kalbimle yanılmadığını görmeyi diliyorum hemde en az sizin kadar istiyorum bunu.

miso dedi ki...

evet dufresne, ben de istiyorum yanılmadığını görmeyi. ama o kadar boynum bükük ki...

gaykedi dedi ki...

içki bütün kötülüklerin anasıdır
, ama ana gibide yar olmaz :)icmek lazim misocum ara sira yoksa cekilmez bu hayat yaa !

miso dedi ki...

sevgili gaykedi,
ne kadar katıldığımı anlatamam sana:) Bayılıyorum içmeye ben, ama adabıyla içmeye. (en azından çok hüzünlü olmadığımda)

figen dedi ki...

özlemekte güzel be..

miso dedi ki...

evet figen, haklısın, yalnız biraz ayarlı özlesek ve bünyeye bu kadar zarar vermesek ne hoş olacak, di mi? :)

figen dedi ki...

keşke bende eskisi gibi adabıyla içebilsem uzun süre ara verince bünye kaldırmıyor hemen sarhoş olup ağlamaya ve kusmaya başlıyorum..şu sıralar öyle çok ihtiyacım varki!!!

haso dedi ki...

Sevgili Miso,
1985 yılından beri sadece dinlediğim değil ,kendimi onlardan hissettiğim bu grubu böylesine anlattığın için iyi ki varsın...
1995 yılından bu yana nerede ve ne zaman konserleri olsa oradayım ve hep yanıbaşlarında...
Ezginin günlüğünü anladığım ve hissettiğim için çok mutlu olurken bu mutluluğu ne kadar az insanın paylaştığına da üzülerek tanık oluyorum...
Ben şöyle hissediyorum...
HÜZÜNDEN ZEVK ALMAK...
Ancak böyle anlatabiliyorum bu bağımlılığı..
onlar seviyorum ve sevdirmeye çalışıyorum..
1-asla kaset yada cd lerini bir arkadaşıma vermem.(para harcayıp bir tane edinsinler9
2-çok sevdiğiniz bir ezgiyi dinledikten sonra kaset ve cd yi kırın.(inanın çok zevk alacaksınız ve tabii ardından aynısından bir adet daha alıp onaların satışlarını da yükseltmiş olacağız.)
Sizin gibi dostlara son sözüm şudur...

AKLIM BAŞIMDA İKEN GÖNLÜMÜN SEFASI YOK.
FAZLA SARHOŞ OLUNCA AKLIMIN VEFASI YOK.
AYIKLIKLA SARHOŞLUK ARASINDA BİR HAL VAR İŞTE.
O HAL OLMASA HAYATIN MANASI YOK…

miso dedi ki...

Sevgili haso,
Hoşgeldiniz. Ezginin Günlüğü benim için gerçekten de çok özel bir grup. Onları bu kadar seven insanların olduğunu bilmek çok çok güzel. Yaptıkları müzik bir yana, sahip oldukları tevazu bile olağanüstü boyutlarda. Etkilenmemek mümkün değil. Paylaştığınız için teşekkürler.

marruu